Sitesağsabit

Aslan, balık çiftliklerine neden karşı olduklarını sıraladı

Yıllarca Akkuyu Nükleer Santrali, Termik santrallere ve çevre sorunlarına karşı mücadeleleriyle tanınan Sabahat Aslan balık çiftliklerine neden karşı oldukların şöyle anlattı: “Başta Anamur olmak üzere Anamur’dan başlayıp Silifke sahillerinin sonuna kadar balık çiftlikleri kurulum planı var. Bu plan önümüzdeki hafta içerisinde ilk ayağı başlıyor. Yaşam alanlarımız sahip çıkmak zorundayız. Yaşam alanlarımıza saldırı her gün farklı alanlardan geliyor” diye konuştu.

Birlikte mücadelenin önemine değinen Aslan, 2007 senesinden bu yana Akkuyu’ya karşı verilen mücadele sonunda bu gün hala reaktörlerin inşaatına başlanamadığını belirtti. İşimiz zor ama mücadele ede ede bu kente yarım milyar ton nükleer atığın gelmesini hep beraber engelledik. Bu çok ciddi bir kazanımdır. Balık çiftlikleri ile ilgili 2007 yılında bu şirketler Akdeniz sahillerini istila etmek üzere girişimde bulundular. Mersin’de biz onları geri püskürttük. Seçimden önce başta Anamur olmak üzere, Anamur, Aydıncık, Silifke ve Erdemli sahilleri sonuna kadar yine balık çiftlikleriyle donatacaklardı yaptığımız kamuoyu baskısı nedeniyle birazcık geri çekildiler. Ama şimdi tekrar ortamı rahat bulup yine sahillerimizi istila etmek üzere gelmiş bulunmaktadırlar” dedi.

Anamur bölgesinde tesis kurmak isteyen 5 şirketin 24 Temmuz’da Anamur’da Çevresel Etki Değerlendirme ÇED toplantısı düzenleyeceklerini belirten Aslan, burada balık çiftliği kurulmasına tepki gösterilmesi gerektiğini belirtti.

ASLAN: BALIK ÇİFTLİKLERİNE NEDEN KARŞIYIZ

Aslan, balık çiftliklerine neden karşı olduklarını da şöyle sıraladı; Doğal bir ürün değil. Yemi doğal değil. Bu yem her şeyden önce denizlerde doğal balıkçılığı tüketiyor. Çünkü balık çiftliklerinin yemi hazırlanırken doğal balık da katılıyor. Bu yemin hazırlanmasında genetiği değiştirilmiş mısır, genetiği değiştirilmiş soya ekliyorlar. Ve birçok kimyasal katıyorlar.

Bu balık çiftliklerinde kullanılan yemin bizi hasta ettiğini biliyoruz. GDO‘lu yemin başta kanser olmak üzere birçok hastalığa neden olduğun hepimiz biliyoruz. Ve bununla ilgili çok ciddi yayınlar da mevcut.

GDO’lu yemden dolayı balık çiftliklerine karşıyız.

Bulunduğu ortamda doğal balıkçılığı yok ediyor olmasından karşıyız.

Bulunduğu ortamda denizi kirletiyor olmasından karşıyız.

Kafeslerde yetişen balıklar sıkışık olduğu için kendi dışkılarıyla birlikte yetişiyor birçok hastalığa yakalanıyor.

Buradan çıkan balıkların hemen hemen yüzde 80 hastalıklı.

Dolayısıyla hastalıklı balık tüketiyoruz.

GDO’nun yanında bu balık çiftliklerinde hastalığı önlemek için yüksek dozda antibiyotik kullanılıyor.

Verilen kimyasallar ve balıkların dışkısının kafeslerin bulunduğu bölgeye yayılıyor.

Bu bölgede bir oksijensizlik oluşuyor. Oluşan bu oksijensizlik denizin doğal yapısını bozuyor. Bu birikim sedaca denizin altında değil yüzeye de çıkıp kıyıya kadar vuruyor.

Bu kirlilik kıyıda koli basilinin yanında birçok mikro organizmanın üremesine da neden oluyor” dedi.

Aslan, balık çiftliklerine neden karşı olduklarını sıraladı
Aslan, balık çiftliklerine neden karşı olduklarını sıraladı
yukarı çık